Sonuç Odaklı Futbol

Ligin son maçında 1 golle 3 puan alıp oynanmamış bir maç olsa da birinci yarıyı üçüncü sırada tamamlamak Trabzonspor için başarı sayılır mı? Cevabı kendimiz verelim. Bu kadro yapısı ve derinliğine göre evet, Trabzonspor ismi ve liderle arasındaki puan farkına göre ise hayır.
Abdullah Hoca göze hoş gelen oyundan daha çok sonuç odaklı oyun tercih eden bir hoca. Bütün stratejisi gol yemeden kazanmak üzerine kuruludur. Bu yüzden taraftarın istediği o baskılı ve göze hoş gelen futbolu görmek mümkün değildir. Bu kadroyla imkânsız gibi bir şey.
Bu bakış açısı doğru mu? Yanlış mı diye soracak olursak cevabımız evet olacaktır. Sahada iyi ve güzel oyun tabelaya yansımadığı sürece hiçbir anlamı yok. Maçın hemen ardından, Bir yıl, 3 yıl ya da 5 yıl sonra hafızalarda kalan iyi maçtan ziyade galip gelip gelmediğinize bakılır. Taraftar ve futbol severler açısından durum can sıkıcı olsa da sonuca odaklı olmak daha doğrudur. Buradaki en büyük handikap oyununuzu geliştiremezseniz bu formülün bir zaman sonra çökeceğidir.
Son haftalarda yükselen grafiğe sahip Ankaragücü maçı Trabzonspor açısından zorlu geçeceği tahmin ediliyordu. Neticede öylede oldu, zor bela 1 gol atarak üç puan aldı. Ankaragücü’nün yaşadığı olumsuzlukta buna katkı sundu denebilir.
Maalesef uykumuzun tavan yaptığı, heyecansız, ruhsuz bir maç daha izleme şansımız(!) oldu. Gerçi sezon boyu 3 maç dışında bütün maçlar bu şekilde oynandı.  Zaten biz taraftarları zorlayan en büyük sıkıntı bu tür oyunlara alışamamış olmamız. Fıtratımıza aykırı. Hoca bunun farkına varmalı artık.
Trabzonspor kazanmış görünse de ileriye dönük sıkıntılar yaşayacağı aşikârdır. Futbolunu geliştiremeyen, yerinde sayan, oyun felsefesi olmayan bir kimlik görünümünde. Bunların hepsi kocaman bir soru işareti. Abdullah Hoca’ya göre kadro sıkıntısından kaynaklı bir süreç var. Gerçi hakkını da yemeyelim(!), sağa, sola, geriye pas konusunda uzmanlaşmış bir takımız var.
Forvet hattı hariç her alanda eksik bir Trabzonspor var. Özellikle ara transfer döneminde orta sahaya ve defansa acil takviye lazım. Yoksa hedeflenen Türkiye kupası ve Avrupa’ya gitmek hayal olur.
Evet futbolcular her ne kadar bireysel anlamda yeterli olmasa da takım oyununu, hızlı ve hırslı oynayamazlar mı? Tabiki evet oynaya bilirler. Bunu yapacakta elbette hocadır. Sanki hocamız çözüm üretmek yerine mazeretlerin arkasına sığınmayı tercih ediyor.
Bugün ligde Trabzon’a yakın puan toplayan takımların oyuncuları bireysel anlamda Trabzon’dan daha mı iyeler? hayır. O zaman geriye bir seçenek kalıyor, hocalarının takıma sunduğu katkı. Henüz bu katkıyı Trabzonspor hocasından almış değil.
Trabzonspor da kaptan Uğurcan, Mendy, Visca, Onuachu ve sonradan oyuna giren Enis dışında oyun oynamaya istekli hiçbir futbolcu yok gibi.  Hele Berat’ın koşmaya oyun oynamaya mecali yok. Nasıl katlanıyor hoca, onu da anlamış değiliz.
Güzel olan tek şey 3 puan alınarak ilk yarıyı 3.üncü bitirmek ve orta alanda oynayan Mendy’nin görev  bölgesine dönmesi oldu.                                                                                                              Kalın sağlıcakla.