Trabzonspor’un Ekonomisini Kurtarmak?..

Trabzonspor başkanı Ertuğrul Doğan, geçtiğimiz günlerde medyaya yaptığı açıklamalarda “Sekiz ayda 130 milyon Euro ödeme yaptık. Bunun Türk futbolunda bir benzeri yok. Ben, Trabzonspor’un ekonomisini öncelikle kurtarmak zorundayım. Kim ne derse desin, hiç önemli değil.” şeklinde ifadeler sarf etti.
130 milyon Euro… Bugünkü kurla Türk Lirasına çevirdiğiniz zaman yaklaşık dört milyar lira.
Futbol iklimine girdiğiniz zaman bu rakamlar göze normal geliyor ama bir de ortalama vatandaşın günlük hayatında neye tekabül ediyor, bir bakalım. Yeni açıklanan net asgari ücrete böldüğünüz zaman 229 bin küsur gibi bir rakamla karşılaşıyorsunuz!
Üstelik bu meblağ başkanın konuşmasından rahatlıkla anlaşılabileceği üzere Trabzonspor’un ekonomisini kurtarmak (?) için ödenmesi gereken rakamın sadece bir kısmı ve Sayın Doğan geri kalanını da bir şekilde ödeme gayreti içinde olduğunu beyan etmiş bulunuyor. Yani kara deliğin boyutu çok daha büyük.
Başka birçok konu üzerinden kıyaslama yapabilecekken boşuna asgari ücretten örnek vermedik. Bu ülke, devlet tarafından açıklanacak asgari ücret rakamının haftalarca, aylarca gündemin birinci maddesini teşkil ettiği bir ülke. Öte yandan ülkenin dört büyük futbol kulübünden birinin neden ve nasıl oluştuğunu kimsenin anlayamadığı, tam olarak da açıklayamadığı girdapta boğulmaktan kurtarılması için başkanın yaptığı ödemenin miktarı 229 bin aylık asgari ücrete tekabül ediyor. Kara deliğin tamamen kapatılması için kim bilir kaç yüz bin, belki de milyon.
Birbirinin kopyası kâbuslar görürüm bazen. Bu kopyalardan biri, toplum içinde son derece yanlış, ayıp ve ahlaka aykırı bir durumun herkes tarafından normal karşılanıyor olması, anlatmak için feryat figan kendimi paralamama rağmen çevremdeki insanların arsız arsız gülümseyerek bana deli muamelesi yapması. (Rüyamda neler gördüğüm yazılacak gibi değil)
“Asgari ücret devletin işi. Trabzonspor’un borcuyla ne alâkası var?” şeklinde bir soru akla gelebilir. Çok alâkası var, çook. Bir kere futbol dünyasında normal gelen rakamların gerçek hayattaki karşılığını göstermesi açısından çarpıcı bir örnek. Sonra hayatın hemen her alanında olduğu gibi ekonomide de bileşik kaplar teorisi geçerlidir. Yani Trabzonspor’un borcu bir şekilde kapatılacaksa, bu borç olmasaydı daha faydalı ve verimli alanlarda kullanılabilecek olan parayla kapatılacak. Başta sayın başkan Ertuğrul Doğan olmak üzere ödemeyi karşılayacak olan kişiler o parayla yatırım yapabilirlerdi, belki çalışanlarına daha iyi ücret ödeyebilirlerdi.
Uzatmayalım. Daha önce de müteaddit defalar dile getirdik: Çare kulübün satılmasıdır. Böyle taşıma suyla değirmen dönmez. Şimdilik 229 bin kişinin bir aylık asgari ücretine tekabül eden paralar bulunup verilebiliyor olabilir, yarın o da olmaz. Kimsenin değirmenin dönmesini sağlayacak suyu taşımaya mecali kalmaz.
Kulüp satıldığı takdirde bu kadar büyük kara delikler oluşmaz. İğne ucu kadar deliğin hesabı sorulur çünkü. Kulüp her halükârda daha rasyonel yönetilir. “Kulübü satmak için cesedimi çiğnemeleri lazım! Vatan, millet, sakarya!” diye ortalığı yıkan dostlar meseleye biraz daha serinkanlı yaklaşsalar çok iyi ederler. Gerçi şartlar oluştuktan sonra isterlerse desibel rekorları kırsalar para etmez. Bir takım adamlar gelir, imzalar atılır, işlem tamamlanır.
Sonra siz sağ, ben selamet…